BlogYazılar

Yüzüklerin Efendisi Parodisine Karşı: Liberal Burjuvazinin Derdine Deva

0

Şu an en liberal söylevlerle toplumun derdine deva olacağını söyleyen parti, savunduğu siyasal çerçevesiyle Kürt sorununun barışçıl çözümü, yargının ve merkez bankasının bağımsızlaşması, müsadere fonunun dağıtılması(Türkiye varlık fonu), Aleviler’in eşit yurttaşlığının sağlanması gibi vaatlerle kuruluşunu ilan etti. Bu hareket burjuva demokratik programı ile Kemalist sistem ve onun İslami parodisi AKP’nin eleştirisidir. DEVA ismi oldukça popülist(halkçı) bir tercihtir. Halkın derdine deva olmak iddiasıyla ortaya çıkan bu hareket, AKP’nin halkı sömürü çetesindeki bir siyasal üslup olarak kopuşundan ibarettir. Bu kopuşun başlıca dinamizmi;

1-) Hâlihazırdaki militarist Türkiye devleti oligarşi ile (Erdoğan ailesinin ve yakın çevresinin iktidarı) yönetilen bir sisteme dönüşmüştür. Türkiye’deki bu oligarşik yapının iktidar ve piyasa üzerindeki mutlaklaşan gücü özel sermayenin büyük bölümünü tehdit eden bir yapıya dönüşmektedir. Müsadere yoluyla çok sayıda holdingin, vakıfın ve burjuvanın mallarına el konulmuştur. Erdoğan ailesinin vakıflar yoluyla devletten hortumladığı servet, onları ülkenin en büyük iktisadi gücüne dönüştürmektedir. Türk burjuvazisinin geniş bir kesimi bu oligarşiden rahatsızdır.

2-) Kürdistan’daki sömürgecilik ve savaş politikaları Türk sermayesinin hareket alanını ve piyasayı sömürme verimliliğini düşürmektedir. Türk sermaye grupları, işgalci savaşın beslediği askeri ve bürokratik vesayetçiliğin gayri-nizami derebeylik esintili gücünden rahatsızdır. Kürdistan’ı sömürme noktasında her ne kadar çıkar birlikleri olsa da; şu anki gerçeklikte kullanılan yöntemin kendisi, bu yöntemin etkileri, alanda oluşan yasal hukuk çerçevesi dışındaki güç odakları, sermayenin büyük kısmının pek de arzuladığı bir durum değildir. PKK’nin bölgedeki etkinlikleri de Türk sermayesinin faaliyetleri önünde engel teşkil etmektedir. Bu nedenle Kürt sorununun barışçıl çözümü arzulanmaktadır.

3-) Kürt burjuvazisi ise devletin şovenist ve militarist zoruna karşı, fiili hukuklarının ötesine geçip kendi ülkesinin pazarında serbestçe ve etkin bir biçimde var olmak istemektedir. Ana eğilimini AKP içinde yer alan Kürt burjuvalarındaki kopuş oluşturmaktadır. Kürt burjuvazisi, gerçekçilik zemininde, bağımsızlığı çok mümkün görmediği için bu meselenin çözümünde güvenilir bir ittifak olarak Türk liberal burjuvazisi ile ortaklık siyaseti gütmektedir. Savaşın bitmesiyle PKK’siz bir Öcalancılık ile mücadeleyi tercih etmektedirler. Onlar için savaş gerçekliğinde bir örgütle ve devletle aynı anda baş etmek, bu güçlerden gelen vergilendirme ve kısıtlamalar, devletin derin çetelerinin haraçları ciddi anlamda sıkıntı kaynağıdır.

4-) Laik eğilim sahibi olanlar AKP’nin ideolojik etkinliğini içlerinden gelen bir kopuşla kırmanın yolunu aramaktadırlar. AKP içindeki burjuva liberal kanat için dinin siyasette bu denli kullanılması, başlangıçta onların çıkarına olduğundan oldukça iyiydi. Yeni durumda bu gücün Erdoğan ailesinin ve hempalarının en önemli dayanağına dönüşmesi, bu ideolojik etki ile sınırlandırılan siyaset alanının dönüşüme kapalılığı bir sorun yaratmıştır. Laik ve modernist bir siyaset üslubu liberal burjuvazi için zaruri bir hal almıştır.

5-) Bozulan diplomatik ilişkiler sonucu Türk burjuvazisinin uluslararası ilişkilerinde yapısal kırılmalar, ekonomik yıkımlar yaşanmaktadır. İstikrarsız dış politikanın getirdiği belirsizlik içinde geleceğe dönük bir vizyonsuzluk hali doğmuştur. Bu kaygılarla Ortadoğu’daki pragmatik dostluk ilişkilerini sürdürmek ve yüzünü batı emperyalizmine çevirmek istemektedirler. Suriye ve Libya’daki savaş, Irak’taki ve körfez ülkelerindeki kaos Türk burjuvazisinin ekmeğini kesmiştir. Başta Mısır olmak üzere Arap dünyası ile kopan diplomatik ilişkiler önemli ekonomik yıkımlara neden olmuştur.

6-) Devlet içinde yuvalanan tarikat yapılarının devleti işlevsizleştirmesi, AKP kadrolaşması, eş-dost kıyakçılığı ve liyakat sisteminin bitmesi sistemsel bir soruna dönmüştür. Akademi bile şu anda eş-dost yuvalarına dönmüştür. Sistemin organları olan bu kurumlardaki işlevsizlik hali çözülmek zorundadır.

Gerekçeleri daha da uzatabiliriz. Bu süreçte liberal burjuvazi, demokrasi özlemini kendine yedeklemeye çalışmaktadır. Arkalarına aldıkları rüzgârla, kuracakları ittifaklarla süreçte etkili olmaya çalışacaklardır. Bu hareketin ittifak anlayışı sadece CHP ve HDP ile sınırlı değildir. AKP ile bir ittifak paylaşımı ve siyaseti, AKP ile uzlaşarak AKP’yi dönüştürme çabasına girmeleri de muhtemeldir. Hâlihazırda AKP ile polemikleri sertleştirmemeleri iki nedene dayanmaktadır. Birincisi kitle tabanından hain damgası yemek istememektedirler. Geçiş kapılarını açık tutup taban ve kadro düzeyinde kitle geçirgenliğinden faydalanmak istemektedirler. İkinci olarak da koalisyon ve ittifak kapılarını kapatmak istememektedirler. Bu parti burjuvazinin yeni bir parodisi, yeni bir yüzük kardeşliğidir. Daha önce bir yüzükle geliyorum diyenlerin deveyi hamutuyla götürdüğünü gördük. Aç olan, sonradan görme burjuvazi AKP saflarında nizama geçip, çekirge sürüsü gibi, her biri tuttukları yerden coğrafyayı kemirmektedir. DEVA partisi de yeni bir soygun çetesinden ibarettir. Daha yolun başında bile kuruluş çalışmalarında AKP kökenli siyasetçiler arasında bölünmeler başlamış; kurucular kurulunda olması beklenen bazı isimler bu devayı beğenmemişlerdir.

 

-H. K. Zachariadis

You may also like