KolektiftenYazılar

Raporların Önemi ve Çalışmalarımıza Katkısı

0

Faaliyet süreçlerinin kurumsallaştırılması açısından toplantıların düzenlenmesi, değerlendirmelerin yapılması ve politikaların belirlenmesi bizler açısından son derece önemlidir. Esas olarak her faaliyetçi, faaliyet raporunu hazırlayarak toplantılara katılmayı önemsemelidir. Yürütülen faaliyetin, başarı ve başarısızlıkları bu raporlar yoluyla değerlendirilebilir. Yetersizlikler tespit edilmeli ve bunların aşılması için çözüm yöntemleri geliştirilmelidir. Başarılar kolektife sunulup genelleştirilmelidir. Başarıların da başarısızlıkların da öğretici yönleri vardır. Gönül ister ki sadece başarılar yaşayarak ve bunlardan bahsederek faaliyetlerimizi güle oynaya ilerletelim. Fakat faaliyetin olduğu her yerde başarı ve başarısızlıklar iç içe ve sarmal bir biçimde var olur. Bütün bu durumlar her bir yoldaşın yaşamında da vardır. Her başarısızlık doğru yol ve yöntem ışığında muhasebe edilerek güçlü ve başarılı yanımıza dönüştürülebilir. Her başarının nesnel bir  zeminini vardır. Bu durumun bilince çıkarılması oldukça önemlidir.  Kolektif yapı gerçekliğinde tecrübeli ve tecrübesiz, örgütçü ve tasfiyeci kişiler vardır. Deneyimli yoldaşların deneyimlerinin sağlıklı sentezleri deneyimsiz yoldaşlara öğretici olur. Başarılı yoldaşların deneyimleri başarısız ve deneyimsiz yoldaşlar için öğretici olabilir. Aynı zamanda yenilgiler ve bu yenilgilere buna yol açan nesnel zemin doğru yöntemle zamanında tespit edilirse ilerleyen süreçlerde benzer yenilgilerin önünü kesmek olanaklı olur. 

Yukarıda bahsettiğimiz bağlantısallık durumunun komite toplantılarına aktarılması hususunda bazı noktalara dikkat edilmelidir. Öncelikle faaliyet sürecinde bizzat deneyimlediğimiz ve çözemediğimiz meseleler söz konusu olduğunda yoldaşlarımızın bir toplantıda bizlerden dinleyerek durumu hemen kavraması, hızlı ve başarılı bir çözüm üretmesi öyle kolay bir durum değildir. Raporları sunan kişilerin öznellikleri hesaba katılmalıdır. Olguları kişinin kendi öznelliği ile ele alındığına dair güçlü ihtimal göz önüne alındığında toplantı anında doğru kararlara varmanın öyle pek kolay olmadığı anlaşılacaktır.  Katılımcıların toplantıya hazırlıklı gelmesi de toplantının verimi ve çözüme hizmet etmesi hususunda son derce önemlidir. İşte bu noktada faaliyet raporlarının üyelerce komitelerine önden iletilmesi ve okunup incelenmesi yararlı olacaktır. Ayrıca toplantı ve raporlar dışında denetim de olmazsa olmazdır. Toplantılarda ortaya koyulan raporlar üzerine tartışıldıktan sonra değerlendirme ve kararlar bir üst organa sunulmalı ve denetimle gözlemlenmelidir. Bütün bu süreç işlendiğinde kara düzen çalışmanın planlı bir çalışmaya, yaşantıların deneyime, yenilgilerin zafere dönüşmesi mümkün olacaktır.

Eleştiri ve Özeleştiri Gündemine Dair

Yoldaşlar, toplantılarda öncelikli gündemimiz eleştiri ve özeleştiridir. Bu gündem tüketilmeden önümüzdeki faaliyetin değerlendirilmesine geçilemez. Öncelikle taraflar özeleştiri ile kendilerini sunmalı ve eleştiri yapmadan önce yoldaşlarımızın kendi gerçekliklerini dert edip etmedikleri gözlemlenmelidir. Sonrasında yoldaşlara dair eleştirilerimizi ifade edip tekrar özeleştiri gündemine dönemliyiz. Böylece geçmiş faaliyet süreçlerinde yoldaşların ve kolektifin eksiklikleri eleştiri ve özeleştirisi yöntemiyle düzeltilebilir. Ayrıca bu durum kendi gerçekliğimizi kavramamızı da sağlayacaktır. Bu aşama tamamlandıktan sonra geçmiş faaliyetin deneyimleri ışığında  gerçekliğimize uygun olarak siyasal hedeflerimizi belirleyebiliriz.

Yoldaşlar, henüz kolektifimizde pek rastlanmasa da geçmiş süreçlerde fazlasıyla tecrübe ettiğimiz önemli bir husus söz konusudur. Herhangi bir meseleye ilişkin bir yoldaşa eleştiri yöneltildiğinde, karşısındaki yoldaşın eleştirisini misilleme yaparak yanıtlama tarzının açığa çıkması kuruma ve yoldaşlık ilişkilerine büyük zararlar verir. Elbette, bu tutum bizlere ve devrimci kültüre ait değildir. Şüphesiz ki birbirimize dair eleştirilerimiz karşılıklı olacaktır. Ama amacımız misilleme yapmak değil özeleştirilerle ilerlemektir. O nedenle yapılan eleştiriye doğru yanıtının verilmesi ve yapılan eleştirinin gerçekliği varsa özeleştirisi mutlaka yapılmalıdır. İçimizde düşmanca tavırlarla yapılan eleştiriler henüz yoktur. Fakat faaliyetimiz geliştikçe henüz pek karşılaşmadığımız bu tarz da açığa çıkacaktır. Daha çok dost kurumlarda ve geçmiş faaliyet sürecinde tartıştığımız grupta gördüğümüz bu tarza karşı yaklaşımımız ne olmalıdır? Bu durumlarda iftira ve ithamlar açığa çıkarılmalı, gerçekliği olan her eleştirinin özeleştirisi verilmelidir. Yanlışı savunmak ve kimin eleştirdiğine bakarak durumları akılsallaştırmak komünist bir tutum değildir.

Raporlarımız gerçekliğe dair bilgi, gözlem ve deneyimlerimize dayanmalıdır. Raporlarımız kurgusal, varsayımsal gerçeklikler üzerine algıyı bozacak bir düzlemde olmamalıdır. Tahminlerimizi gerçeklik diye sunmamalıyız. Raporlarımızda faaliyet alanında ve döneminde sistemin örgütlenme gerçekliğinin, halk güçlerinin ve güçlerimizin ayrı ayrı gerçekliğinin ortaya koyulması gereklidir. Faaliyet dönemimizde belirlediğimiz hedefler ve pratik çalışma gerçekliğimiz değerlendirilmelidir. Faaliyetin kitle çizgisi, eğitim çizgisi, dost güçlerle ilişki, sistemle mücadele ve diğer faaliyet alanlarımızla kurulması gereken ilişkisini ele almalıyız. Özel konulara dair raporlarda meselenin nesnel temeli, durumu, çelişkinin çözümüne dair tarafların yaklaşımları, dinamikler, olanaklar ve önerilerimizi ortaya berrak şekilde ortaya koymalıyız. Meseleler raporlarda esas olarak olgu düzleminde ele alınmalıdır. Özelde önemli bazı olaylarda açığa çıkan başarı ve başarısızlıklardan da deneyim edinilebilir. Ama esas olan olgusal düzlemde temel uyarlanabilir deneyimleri elde etmektir.

Faaliyet planlamalarımız ayrıntıya boğulmamalı, yaşamın değişkenlerine açık ana bir çizgi üzerinden planlanmalıdır. Faaliyet sürecimize dair ana planlarımız, ancak bu değişkenlere uygun esnekliği gösterdiğinde başarıyla uygulanabilir. Aksi takdirde elimizde olmayan gerçeklikler dünyasının karşısında çaresiz kalırız.

Eğitim, Denetim ve Disiplin Komitesi

You may also like