KolektiftenYazılar

Politik Kampanyalarda Zamanlamalar, Kararlılık ve Geri Çekilmeler

0

Komünist hareketler için kampanyalar kendi güçlerini seferber etmek ve organize etmek, etki alanlarını genişletmek ve eğitmek için zaruridir. Bu kampanyalarla kendi güçlerini geliştirip, gerici sistemin etkisini kırmaya hizmet etmelidir. Eylemler ve kampanyalar planlanırken mevcut güçler dengesi, olanaklar ve izlenecek siyaset iyi hesaplanmalıdır. Öncelikle kampanya ve eylemler ihtiyaç üzerine planlanmalı, politik hedefleri, savunusu ve çerçevesi net olmalıdır. Kampanyalar, faaliyet alanının hedef kitlesine göre belirlenmelidir. Bu çalışmalarda mevcut güçler dengesi her yönüyle hesaplanmaya çalışılmalıdır. Eylemler üzerine hedefler ve planlar yapılırken, hâkim ve güçlü olan organize sisteme karşı, çabuk sonuç alıcı taktik-yöntemlerle hareket edilmeli ve eylemlerin neticesi ne olursa olsun planlan sürede bitirilmelidir. Eylemlerin hızlıca gerçekleştirilip tamamlanması önemlidir. Şayet eylemler uzatılırsa sistemin genel olanak-güç-etki vs avantajları devreye girerek üstünlük sağlaması kaçınılmazdır. Eylemlerin başarılı olması veya kaybettirmesi eylemlerin planlanan çerçevenin dışına çıkmasına ve uzatılmasına sebep olmamalıdır. Aksi durumda yenilgi halinde, ısrar yenilgiyi ve kaybı büyütecektir, başarı durumunda ise uzayan eylem, kontrolü ve inisiyatifi karşı tarafa geçireceği için pozisyonumuz yenilgiye dönüşecektir. Politika inatlaşma üzerine kurulamaz. Kararlılık önemlidir fakat inat dediğimiz nokta, daha gözü kara olunup, her şeyi göze alıp, ihtiyaçtan ziyade karşı tarafa göre eylemlerimizin dozajını belirlemektir ve bunun taktiksel açıdan bir değeri yoktur.

Planlarımız esnek ve genel çerçeveye göre olmalıdır. İnisiyatif alanı elden geldiğince sağlıklı belirlenmeli ve güçleri koruma merkezli bir yöntem kullanmalıyız. Planın hayata geçişinin, kâğıt ve düşünce sınırları çerçevesinde olacağının garantisi olmaz. O nedenle planların genel çerçeve olarak belirlenmesi, inisiyatifin gerçekliğe uygun esneklik alanlarına sahip olması gerekir. Hareketlerimizi karşı tarafa göre kuramayız. Öncelikle her eylemlilikte kararlarımızı, ihtiyaçlarımız, olanaklarımız ve nesnel şartlar (halkın eğilimleri, dost ve düşman güçlerin durumu) üzerinden belirleriz.

İlkede Netlik Taktik-Politik Manevrada Esneklik

Bu süreçte ilkelerimiz ile politikalarımız arasında sağlam bağlar kurmamız gerekir. İlkeler içerisinde temel insan haklarından asla taviz vermeyiz. Hedeflerimizde net, hedefe giden siyasal çalışmada esnek oluruz. Bütün bunlar yaşamın akışı içinde basitten karmaşığa, dar kitle çalışmasından geniş halk yığınları çalışmasına giden yolu açacaktır. Cinsiyetçiliğe, ırkçılığa, ayrımcılığa, nefret suçlarına karşı tavizsiz olmalıyız. Sınıf mücadelesinde nasıl ki mülkiyetsiz sömürüsüz dünya istiyorsak fakat bu uğurda mücadele ederken sendikal mücadelede işçinin hangi şartlarda sömürüleceğinin pazarlığını yapmak zorunda kalıyorsak (sendikal pazarlıklar bir yerde yaşamın dayattığı bir sınıf uzlaşmasıdır) siyasette de belli süreçlerde ilkelerimize rağmen daha geri bir reform mücadelesi verebiliriz. Bu mücadeleler esas özün, nihai amacın yerine ikame edilmiyorsa, ezilen kitlenin talebini karşılıyorsa bu tip reformların/iyileştirme mücadelelerinin parçası oluruz. Bu tip çalışmalarda, örneğin sömürgeleştirilen bir ulusun, kısmi ulusal hak taleplerine dahil olmak, bağımsızlık hakkının inkarına girilmediği sürece yapılabilir. Öte yandan reformlar bizim arzularımızdan çok kitlelerin eğilimlerinin ürünü olarak sistemin var olan mücadelenin enerjisini deşarj edip, sisteme kanalize etmesine yarar. Bu noktada reformların karşısında durmak, kitlelerden kopmak ve iyileştirmeye karşı noktada olmak görüntüsü kötüdür. Siyaset ile etik ilkelerimizin çatıştığı bu tip durumlar hemen hemen her zaman olacaktır. Toplumsal devrimlerin sosyal dinamiği etik değerlerden çok, siyasal konjonktüre doğru müdahalelerle harekete geçirilir. Lenin’in bize kitlelerin barış için, özgürlük için ayaklanacağını, onu devrime biz komünistlerin yönelteceğimizi söylemesi öğreticidir.

Uzun Süreli Kampanya Ve Eylemliliklerde Israrın Zararları

2000 ölüm oruçlarının en büyük hatalarından biri eylem süresinin uzunluğu ve sürdürülmesinin uzun zaman içinde inat meselesine dönüştürülmesiydi. Öyle bir hal aldı ki ölümler kanıksanır oldu, devletin güç avantajı direnişin sesini ve etkisini kırdı. Bir diğer taraftan ölüm oruçları ile devrimci mücadelenin esas gündemi ölüm oruçlarına endekslenir olmuştu. Tam da bu süreçte geniş halk yığınlarının gündeminden kopulup, devrimcilerin gündemi devrimci siyasetin merkezini işgal etti. Halka kendi sorunlarımızla giderken, halkın ihtiyaçlarından kopuk bir politika izledik. Devrim stratejisinden kopup zindan direnişi üzerinden fiili bir strateji ikame eder olduk. Bu süreç tarihimizde kısa bir süreci işgal edebilir, fakat bir eylem için oldukça uzun bir süreçtir. Bu gayri nizami bir gücün nizami bir güçle cephede karşı karşıya gelip mücadele etmesine döner. Mücadele tek ayaklı ilerlemez ve mücadeleyi ana strateji den bağımsız, esas yönelimin yerine sistemin saldırılarını merkezi gündeme çeviren bir tarzla da kimse yönetemez. Çünkü stratejiler öylesine hazırlanan planlar değildir. Stratejiye göre tüm konumlanış, kampanyalar ve eylemlikler şekillenmelidir. Bu nedenle kampanya gündemine elden geldiğince en geniş katılımla seferber olmak gereklidir. Kampanyaların başarısı, örgütsel gündemin kampanyaya odaklanması ile mümkündür. Kazanılabilecek hedefler koyulması ve bu hedeflere kilitlenip kazanımlar elde edilmesi örgütlülüğü ve kitlemizi motive edip, kenetlenme sağlayacaktır. Bu yanıyla da kampanyalar yoldaşlık bağlarının güçlendirilmesine de hizmet edecektir. Kazanımlar elde edildiği ölçüde, emeğin ve yaratmanın kudretini tadan örgütlülük ve kitle çeperi kudretini daha büyük hedeflere yöneltme cüretini de kazanacaktır.

Eylemlerde ve kampanyalarda hareketimizin çıkarları, toplumsal kazanımın içindedir. Bir eylem ve kampanya ile hareketimizi güçlendirmeyi istiyorsak, burada bilimsel olan toplumsal talep ve gündemler üzerinden çalışma yapmalı, bu çalışmaların başarıları ile güçlenmeliyiz. Kampanya ve eylemleri kendi iç ve özel gündemlerimiz üzerinden yaparsak, enerjimizi toplumsal mücadeleden kendi gündemlerimize kaydırmış oluruz. Böylesi süreçler iç inşa-düzeltme ve yeniden organize olma süreçlerinde işe yarar. Fakat genel toplumsal faaliyet süreçlerinden bizi kopardığını da göz önünde bulundurmalıyız.

Doğal kitle önderliğine dönüşüp, öncülük misyonlarından sıyrılmak istiyorsak yönelimimizi toplumsal gündemlere göre şekillendirmemiz gerekecektir. Öncü veya önder rolünü kendine biçen bir hareketin mazlum bir dille konuşması kaybettirici olacaktır. Dilimiz sorgulayıcı, hesap sorucu, kararlı olmalıdır. Kendini koruyamayan, kendisi halkın desteğini dileyen bir dil önderlik dili değildir. Öğrenci hareketi olarak parçası olduğumuz siyasi tarihin ve hareketin, 1971 cuntasına karşı mücadelede doğduğunu, 1980 cuntası boyunca kesintisiz bu coğrafyada mücadele eden yegâne hareket olduğunu, 48 yıllık tarihi ile her zaman mücadelede devrimci hareketin mızrak ucu olmadaki ısrarını kuşanalım. Biz, günümüzde dejenere edilen devrimci dayanışmayı doğru anlayış üzerinden içimizde ve dışımızda gerçekleştireceğiz. Öncelikle kendi alanımızda hareketimizin tarihine layık, anına ise katkı sunacak bir pozisyonda olmalıyız. Bütün bu bilinç, bizi halkın karşısına mağdur olarak değil hesap sorucu olarak çıkaracak politikalarla vücut bulmalıdır.

Güçleri Koruma Odaklı Siyaset Pasifizm Değildir

Tabi bütün bu anlattığımız çerçeveyi yanlış yöne çekip, kendi pasifizmine dayanak yaratmaya çalışan eğilimler de oluşabilir. Yükselen sınıf düşmanlığının, şovenizmin ve ataerkil sistemin güçlü olduğu, muhalefetin dağınık olduğu böylesi süreçlerde Türkiye devrim hakereti içinde pasifist eğilimler gelişebilir. Bu eğilimlere düşmemek aktif muhalefeti sürdürmek şarttır. Savaş karşıtlığı, enternasyonalizm, ekolojik mücadele, kadın hakları ve LGBTİ+ hakları, cinsiyet eşitliği mücadeleleri içinde olduğumuz sürecin en etkili politik gündemleridir. Öğrenci alanında bu gündemlerle öğrenci sorunlarını iç içe örgütlemek, sosyalist öğrenci mücadelesi için zaruridir.

-Sosyalist Öğrenci Hareketi

You may also like