BAŞKALDIR!

Barınma Hakkı İçin Başkaldır!

0

Temel haklar, kayıtsız şartsız ücretsiz olarak karşılanması gereken haklardır. Barınma ve eğitim insanın en temel haklarıdır. Bu bağlamda ücretsiz bir şekilde karşılanmalıdır.

Kapitalizmde her şey alınıp satılabilecek, üzerinden kâr edilebilecek meta olarak görülür, bu açıdan kapitalistler, kar edebileceği, yararlanabileceği her şeyden yararlanır. Kapitalist, bunun temel hak olup olmadığıyla ilgilenmez, onun derdi yalnızca ve yalnızca söz konusu meta üzerinden cebine girecek olan paranın miktarıdır.

Kapitalist sistemin işleyiş mantığından öğrenciler de nasibini almaktadır. Üniversite için gidilen şehirlerde artan ev ve yurt kira fiyatları, bunların yanında depozito, fatura aboneliği, komisyon gibi maliyetleri karşılamakta zorlanmaktadır. Çoğunlukla asgari ücretli veya asgari ücrete yakın bir ücretle geçinen ailelerin çocukları olan öğrenciler haliyle aileden maddi desteği ya sınırlıdır ya da hiçbir şekilde alamamaktadır. Bunun yanında, verilen cüzi miktardaki burs/kredi yetmediği için iş arayan öğrenciler bu sefer düşük iş ücretleri ile karşılaşmaktadır. Bütün bu maddi imkansızlıkların karşısında geriye tek seçenek olarak devlet/özel tarikat-cemaat yurtları kalmaktadır. Bu yurtların fiyatları, devletin söz konusu yurtların bağlı olduğu tarikat, vakıf veya cemaatlere yaptıkları ciddi maddi yardımlardan dolayı daha düşüktür. Bu yurtlara ödenen para bir anlamıyla bu gerici cemaat ve tarikatların cebine gitmektedir. Bizim temel haklarımız üzerinden kârına kâr katanlar, fiyat fırsatçıları ve siyasal iktidar beslemesi cemaat ve tarikatlardır. Yani özet olarak egemenler, öğrencilere ölümü gösterip sıtmaya razı etme uğraşındadır.

Ekonomik zorlukların yanında, sistemin toplumda inşa ettiği ötekileştirici kültürel kodlar ezilen ulus, milliyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerine mensup öğrencilerin daha fazla sorunla karşılaşmasına sebep olmaktadır. Ezilen ulusa, özellikle Kürt ulusuna mensup veya göçmen olduğundan dolayı ev verilmeyen veya evinden kovulan öğrenciler, kadın kimliklerinden dolayı ev sahiplerinin çeşitli özel alan istismarı ve tacizlerine maruz kalan kadın öğrenciler, cinsiyet kimliğinden veya cinsel yöneliminden kaynaklı evden atılma, seks işçisi olmadığını kanıtlamaya zorlanma, normal fiyatından daha yüksek kira istenmesi, mahalle ve komşu baskısı, yurtta oda arkadaşlarının şikayet etmesi, taciz, polis takibi, yurt müdürlerinin uyguladığı psikolojik baskı ve zulüm gibi birçok cinsiyetçi, ötekileştirici tutuma maruz bırakılan LGBTİQ+ öğrenciler bunun en net örnekleridir.

Bütün bu yaşananlara dair kısa vadede çözümler nettir:

– Kira fiyatlarına yönelik tavan fiyat uygulaması,

– KYK burs ücretlerinin arttırılması,

– Devlet yurtlarının ücretsiz hale getirilmesi,

– Öğrenci evlerine yönelik maddi yardım sağlanması,

–  Devlet yurtlarının sayısının ve niteliğinin arttırılması.     

Cinsiyet veya ulus kimliğinden dolayı ötekileştirmelere maruz bırakılan öğrencilerin yaşadıklarına yönelik çözüm içinse:

– Ötekileştirmenin her türlüsüne karşı mücadele etmek,

– Özsavunma hakkının maruz bırakılana tanınmış, güvenceye alınmış bir hak olarak korunması,

– Özel hayatın gizliliği hakkının fiili olarak da korunması ve ihlal edenlere karşı etkin yaptırım uygulanması, caydırıcı önlemler alınması,

– Yurtlarda kalan öğrencilerin atanmış cinsiyet kimliklerine bakılmaksızın kendilerini güvende hissedecekleri bir ortam oluşturulması,

– İkili cinsiyet sistemine göre inşa edilmiş eğitim ve idari uygulamaların kaldırılması,

– Feminist bir anlayışla cinsel şiddetle mücadele birimlerinin kurulması.

Bu uygulamalar sorunu kökten çözmese dahi, çözümüne ciddi katkı sunabilecek uygulamalardır. Bu sorun tam olarak bir mülkiyet sorunudur ve kökten çözüm yalnızca komünal bir yaşam inşa ederek mümkün olabilir. Fakat bu uygulamaları sisteminin kendiliğinden uygulamayacağını biliyoruz. Öğrenciler olarak bu taleplerin uygulanması için dayanışmalar örmek, mücadele etmek ve egemenlere geri adımlar attırıp kazanımlar almaktan başka seçeneğimiz yoktur. Bu anlamda son günlerde ortaya çıkan direniş pratikleri gerçekten değerli ve gereklidir. Bu pratiklerin yayılması, geliştirilip sağlamlaştırılması egemenlere geri adım attırmak açısından elimizin güçlü olmasını sağlayacaktır. Yeni dayanışma biçimlerinin kurulması, yeni örgütlenme formlarının oluşturulması bu açıdan önemlidir. Fakat ne yaparsak yapalım aklımızdan çıkarmamamız gereken nokta, bizim sorunumuzu ezilen toplumsal kategorilerin bir parçası olarak yine bizden başka kimsenin çözmeyeceği, çözemeyeceğidir. Siyasal iktidardan veya sözde muhalif partilerin liderlerinden, milletvekillerinden veya kendilerinden medet ummak bugün vakit kaybından ve hayal kırıklığından başka bir şey getirmeyecektir. Sorun ortada, çözüm bizdedir. Sorunların çözümü için bıkmadan usanmadan dayanışmayı ve mücadeleyi yükseltmenin zamanıdır!

Zaman BAŞKALDIRI zamanıdır! 

Yaşamak için BAŞKALDIR!

Ücretsiz barınma hakkımız için BAŞKALDIR!

Parasız, anadilinde, erişilebilir, özgürleştirici bir eğitim için BAŞKALDIR!

Komünal bir yaşam için BAŞKALDIR!

-Sosyalist Öğrenci Hareketi

You may also like