Açıklamalar

AÇIKLAMA | Selam Olsun Nisan Güneşi’nin 49. Başkaldırı Yılına!

0

Proletarya Partisi’nin Ermeni Soykırımı’nın yıldönümünde kuruluşu üzerinden 49 yıl geçti. Komünist önder İbrahim Kaypakkaya ve yoldaşları tarafından kurulan Proletarya Partisi; başkaldırıyı, komünist bilinci, devrimci militanlığı, eylemciliği ve fedakarlığı ve daha birçok özelliği bağrında taşıyan niteliğe sahipti. Proletarya Partisi’nin bu niteliklere sahip olması tesadüfü değildi. Bilakis bu durum bilimsel sosyalist yöntemle kurulan ilişkiyle ilgiliydi.

Kaypakkaya yoldaş, Proletarya Partisi’nin Büyük Proleter Kültür Devrimi (BPKD)’nin ürünü olduğunu açık bir biçimde vurguladı. Bu durum sosyalist ülkelerde açığa çıkan bürokrasi ve kapitalist restorasyon sürecini doğru bir biçimde değerlendirmesini ve tavır geliştirmesini sağladı. Rus sosyal emperyalizmine doğru tavır alınmasında BPKD’nin etkileri oldukça önemliydi.

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya ve yoldaşları, içerisinde bulundukları tarihsel dönemin koşullarında sistemden köklü bir kopuş gerçekleştirdiler. Mevcut sistemin, radikal bir altüst oluş süreciyle aşılacağının bilincindeydiler. Kapitalist sistemin aşılmasından anladıkları şey nihai olarak komünizmdi. Resmî ideolojiyle hesaplaşmaları ezilen ulus ve milliyetlerin mücadelesini doğru değerlendirilmesini olanaklı hâle getirdi. Türk egemenlik sisteminin dayandığı resmî ideolojinin (Kemalizm) niteliği doğru kavrandıklarından Türkiye Cumhuriyeti’nin ezilen ulus ve milliyetlerin inkarı üzerinden yükseldiğini isabetli bir biçimde tespit ettiler. Bu durum, sistemin “acıyan” yerini göstermelerini sağladı. Sadece göstermekle de kalmadılar, aynı zamanda sistemin “acıyan” yerini hedef aldılar.

Kaypakkaya ve yoldaşları bu anlamıyla mevcut sistemden radikal bir biçimde koparak dönemin kalıplarını yıktılar, ama bununla da yetinmediler. Türkiye devrimci hareketinin mevcut resmî bakış açısını ve kalıplarını da yıktılar. Proletarya Partisi böylesi bir dinamikten beslenerek kuruldu. Komintern ve devrimci önderlerin belirli konulara yönelik hatalı bakış açıları söz konusuydu. Kaypakkaya yoldaş bu hatalı bakış açılarıyla çelişiyordu. Emperyalizme yönelik problemli bakış açısı, antiemperyalist mücadele hattının da doğru bir temelde oluşturulmasına imkan vermiyordu. Türkiye devrimci hareketi ve önderleri bu hatalı bakış açısıyla antiemperyalist mücadele anlayışını tahrif ettiler. Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası sermayeye olan bağımlılık durumu yanlış değerlendirilerek açık işgal altında olduğu varsayımıyla hareket edildi. Kaypakkaya ve yoldaşları, Türkiye ve Kuzey Kürdistan gerçekliğinde antiemperyalist mücadelenin esas hedefinin Türk egemenlik sistemi olduğunu berrak bir biçimde belirlediler. SSCB’nin Türkiye ile kurduğu problemli ilişki, Türkiye devrimci hareketinin sınıf uzlaşmacı bir siyaset geliştirme dinamiğini beslemişti. Türkiye devrimci hareketi ve önderleri, bu hatalı bakış açısından ötürü Türk egemen sınıflarını hedef almak yerine ABD emperyalizmini esas düşman olarak belirlediler. Günümüzde dahi bu problemli bakış açısı hâlâ sürdürülüyor.

24 Nisan 1972’de Proletarya Partisi’ni kuran Kaypakkaya ve yoldaşlarının gerçekleştirdikleri köklü kopuşun, içerisinde yaşadığımız tarihsel dönemin gerçekliğine uygun olarak sürdürülmesinin zorunlu olduğunun bilinciyle mücadelemizi sürdürüyoruz. 21. yüzyıl gerçekliğinde sistem karşıtı mücadele yabancılaşmanın bütün hâl ve tezahürlerine yönelmelidir. Bu da kesişimsel ve bütünlüklü bir mücadele hattıyla mümkün olabilir. 21. yüzyılda komünist olmanın kıstasları da değişmiştir. Mülkiyet dünyasına, cinsiyetçiliğe, normatif kalıplara dayalı ikili düşünce rejimine, ırkçılığa, sömürgeciliğe ve insan merkezciliğe karşı bütünlüklü tutum geliştirmek günümüzde komünist olmanın kıstasıdır.

Proletarya Partisi’nin 49. yıldönümünde Meral Yakar’dan Ali Haydar Yıldız’a, Ahmet Muharrem Çiçek’ten Süleyman Cihan’a, Barbara Anna Kistler’den Ozan Derman’a, Manuel Demir’den Armenak Bakırciyan’a, Cüneyt Kahraman’dan İsmail Oral’a, İbrahim Kaypakkaya’dan Cafer Cangöz’e Proletarya Partisi saflarında ölümsüzleşenleri saygıyla anıyoruz. Mücadeleleri ve deneyimleri, komünal yaşam mücadelesinde yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.

Sosyalist Öğrenci Hareketi

You may also like