Açıklamalar

AÇIKLAMA | Kapitalizm Öldürür, Sosyalizm Yaşatır!

0

Erdoğan, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada 29 Nisan ile 17 Mayıs arası “tam kapanma” sürecine geçileceğini açıkladı. Erdoğan’ın açıkladığı İçişleri Bakanlığı genelgesinde yasak dışında ezilenlerin payına düşen herhangi bir şey bulunmuyor. Kapitalist sistemin ihtiyaçlarına uygun geliştirilen süreç toplum sağlığını koruma kisvesi altında yapılıyor. Toplum sağlığı kisvesi altında gizlenense sistemin, devletin ve patronaların bencil çıkarlarıdır.

Uzun süredir devam eden pandemi gerçeği, tekelci kapitalizmin kaldıracı olmaya devam ediyor. Özellikle restoran-kafe sektörü pandemi sürecinde izlenen politikalarla tasfiye edilmeye çalışılıyor. Kapanma adı altında kitlesel çalışma ve seyahat uygulamaları devam ediyor. Küçük işletmeler bu biçimde tasfiye edilirken aynı zamanda bu sektörde çalışan emekçilerin de yaşamlarını idame ettirmeleri olanaksız hale getiriliyor. Buna karşın kapitalist üretim birçok sektörde toplu üretimi aralıksız sürdürüyor. Birçok iş yerinde, çalışanların sağlık koşulları hiçe sayılıyor. Öyle ki, maske ve hijyen malzemeleri dahi birçok işletmede bulundurulmuyor. Önümüzdeki süreç içerisinde restoran ve fastfood sektöründe büyük tekellerin lehine piyasada bir tasfiye sürecinin gerçekleşmesi kaçınılmaz görünüyor. Kafe sektörünü de benzer bir tasfiye ve dönüşüm süreci bekliyor.

Her yasak veya tedbir döneminde sermayeye destek paketleri açıklanırken işçilerin, işsizlerin, öğrencilerin payına sokağa çıkma yasağı düşüyor. İşçiler, işsizler, öğrenciler, güvencesiz çalışanlar açlığa mahkum ediliyor. Pandeminin yükü yoksulaların sırtına yüklenirken, sermaye, vergi muafiyeti, destek paketleri ve kurtarma çalışmalarıyla kârına kâr katıyor.

Siyasal iktidarın aldığı kararlar içerisinde küçük esnafın korunması, vergi muafiyeti ve kafe emekçilerinin geçim sorunlarına dair herhangi bir tedbir bulunmuyor. Devlet bürokrasisinin ve seçilmişlerin yüksek maaşlarının yükünü toplumun sırtına yüklüyor. Üniversiteden mezun olan milyonlarca öğrenci, memur alımları için kadro açılmasını beklemek durumunda kalıyor. Bu bekletilme hâli genellikle hiç bitmediğinden, iş bulma umudu yerini umutsuzluğa, geleceksizliğe ve güvencesizliğe bırakıyor. Bir önceki dönemin milletvekili sayısını az bulan egemenler bu sayıyı arttırdılar. Bununla da  yetinmeyerek 2 yıllık vekillere süper emeklilik kapısını sonuna kadar açmakta tereddüt etmeden prim gününü dolduran emekçilere ise mezarda emekliliği reva gördüler.

Siyasal iktidar korona tedbirlerini bahane ederek alkol satışlarını yasaklıyor. Pandemi sürecine hiçbir etkisi olmayan alkol yasağıyla kitlelerin ne yiyip ne içeceğine karar veriyor, yaşamlarımıza müdahale ediliyor.

Kapitalist sistemin, eşitsizliğe ve ayrımcılığa dayalı işleyişi mantığı, toplumsal yaşamın her alanında büyük sorunlar yaratıyor. Sınıfsal eşitsizlik, cinsiyet ayrımcılığı, ırkçılık ve ötekileştirme siyasetinin yarattığı tahribat görünmez hale geldiği ölçüde daha yıkıcı bir hâl alıyor. Siyasal iktidar, önleyici tedbir almadığı gibi İstanbul Sözleşmesi’ni de ortadan kaldırarak erkek şiddeti teşvik edici hamleler gerçekleştirdi. “Tam kapanma” süreçlerinde tahakküm, şiddet ve cinsel şiddet daha yoğun biçimde uygulanıyor ama ev içinde kaldığından daha da görünmez bir hâl alıyor. Çocuklara yönelik ebeveynlerin uyguladığı şiddet durumlarında da aynı durum söz konusudur.

Eğitim sürecine katılan milyonlarca öğrenci pandemi koşullarında eğitimlerini online sürdürmeye çalışıyor. Pandemi sürecinde yoksulluk ve işsizlik daha fazla derinleştiği için yoksul öğrencilerin eğitim olanaklarına erişimi daha fazla zorlaşıyor. İçişleri Bakanlığı genelgesinde tam kapanma süreciyle alakalı ücretsiz internetin sağlanmasına yönelik herhangi bir düzenleme de zaten bulunmuyor.

Tam kapanma dedikleri şey, aslında sokağa çıkma ve şehirlerarası ulaşımın kısıtlanması durumudur. Hâliyle alınan tedbirler toplumun sağlığını korumaya yönelik değildir. Egemen sınıflar, iç ve dış düşman algısını canlı tutarak kendilerine yeni savaş alanları açıyor. Toplumsal algıyı savaş gerçekliği üzerinden yöneten egemen sınıflar, düzenin sarsılmasını önleme uğraşındadır. Savaşta, sosyal ilişkilerde, siyasette, sağlıkta ve üretimde öldüren kapitalist sistemin kendisidir.

Kapitalist sistem patent adı altında pandemi sorununun çözümünü engelliyor. Pandemi sürecini işlevsel bir silah olarak kullanmanın zevkine varan sistem, pandeminin noktalanmasını önlüyor, sağlığa, yaşama patent koyuyor. Pandeminin çözümü yaygın aşılamayla mümkün olduğu halde, tedbir adı altında yaygın yasaklarlar uygulanıyor.

İşçiler ve yoksullar ev kirasını, temel ihtiyaç malzemelerini karşılamakta, artan vergi borçlarını ödemekte bu denli büyük zorluklar yaşarken ve hatta çoğu zaman bunları karşılayacak bir durumları bile yokken, siyasal iktidarın ilan ettiği tam kapanma süreci egemenlerin ve kapitalistler sınıfının çıkarlarına göre şekillendiriliyor.

Tam kapanma süreci ne bireyin ne de toplumun sağlını korumaya yönelik bir adım olarak değerlendirilebilir. Kapitalist sistemin açığa çıkardığı bütün eşitsizliklere, ayrımcılıklara ve ötekileştirme hallerine karşı mücadeleyi yükselterek başkaldıralım. Sınırsız, sınıfsız, sömürüsüz ve cinsiyetsiz bir dünya ancak komünal sistemle mümkün olabilir.

Tam kapanma değil, tam aşılama!

Kapitalizm öldürür, sosyalizm yaşatır!

İşçi Komitesi

You may also like