Açıklamalar

AÇIKLAMA | 24 Nisan Ruhuyla Köklerimize Sarılıyor, Devrimci İnşa Kurultayı’nı Örgütlüyoruz!

0

Yoldaşlar, Sosyalist Öğrenci Hareketi iradesi Devrimci Demokrat Kamuoyuna başlıklı açıklamayı yayınlayarak Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) içerisinde devrimci değerlerin, ilkelerin ve kültürün dejenere edildiğine dikkat çekmiş, bölme siyaseti izleyen anlayışa karşı ilkesel temelde birliği sağlamanın önemine işaret etmişti. İlkesel temelde birliğin ancak bütün SMF üye ve taraftarlarının katılımıyla gerçekleştirilecek Olağanüstü Devrimci Kurultay’la mümkün olduğunu olgularla ortaya koyarak kurultay çağrısı gerçekleştirmişti. SMF’nin bu süreç içerisinde çağrımızı yanıtsız bırakması ve “bir grup” diyerek irademizi yok sayması bölme siyaseti izlediğinin somut göstergesidir.

Şu ana kadar örgütsel tüzüğü, MYK’yı, Disiplin Kurulu’nu ve ana örgütsel yapının bütün mekanizmalarını zorlayarak, bölme politikasına karşı ilkesel temelde birlik politikasında ısrarcı olduk. Hareketimizin birlik anlayışını tutarlı bir yaklaşımla tavizsiz savunduk. Birlik politikası, iki çizgi mücadelesi ve demokratik merkeziyetçilikten fazlasıyla söz eden ancak tahakküm ve şiddet yönelimleriyle örgüt içerisindeki çelişkileri uzlaşmaz hale getiren ve bununla da yetinmeyerek devrimci değerlerle, ilkelerle bağdaşmayan bir yaklaşım tarzıyla bütün bu olguları gizlemeye çalışan anlayışın maskesi düşmüştür. Gelinen aşamada ilkesel zeminde birliği sağlama sorumluluğuyla yapmış olduğumuz Devrimci Olağanüstü Kurultay çağrısına SMF’yi ele geçiren kesimden herhangi bir yanıt verilmemiştir. Son olarak SMF Yürütmesi, siyasetin iki değerli öznesinin hakemliğinde yapılan görüşmeye geleceklerini söylemelerine rağmen gelmediler. Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) içerisinde tüm tartışma süreçlerinin dışına itildik. Gelinen aşamada Devrimci İnşa Kurultayı’nı örgütlemek ve sosyalizm mücadelesini yükseltmek bizler açısından tarihsel bir zorunluluk hâline geldi.

Bu süre zarfında, kurumun iç hukuk kanalları kapatılmış, yalan ve manipülasyona dayalı bir süreç yönetimiyle komisyon üyelerimiz hakkında algı oluşturulmuştur. Hakkımızda yaratılan algı süreciyle gündeme getirilen iddialar hususunda soruşturma açılmadığı gibi hiçbir şekilde savunma hakkı da irademize tanınmamıştır. Kongre-kurultay süreçlerinde gündemleri kendi isteklerine göre keyfe keder bir yaklaşım tarzıyla belirleyen, kendilerinin uygun görmedikleri tartışma ve öneri taslaklarını kurultay gündemine alınmasını dahi engelleyen, komisyonların iradelerine dayanmadan kendilerini delege ilan eden, örgütsel mekanizmaları yetki gaspıyla ele geçirerek kendilerine yönelik her türlü eleştiriyi bertaraf etmenin aracına dönüştüren, iç tartışma zeminini ortadan kaldıran, ancak bu yöntemlerle aldıkları kararları da kolektif iradenin yansımasıymış gibi gösteren bir devir daim sistemi kurum içerisinde çizgileştirildi.

SMF Yürütmesi ve anlayış ortakları bölme siyasetlerine uygun olarak, üyelerimizi tek taraflı kararlarla hukuksuzca örgütten attı. Dernek ve internet sitesini gasp etti. Süreç içerisinde üyelerimizi hedef gösterdi. Bütün bu olgular orta yerde durduğu halde SMF Yürütmesi devrimci-demokrat kamuoyuna yaptığımız açıklamaya da cevap vermedi. Bunun iki ana nedeni olduğu kanaatindeyiz. Birincisi, onlarca suç işlediler ve haliyle bu suçları örtmelerinin olanaklı olmadığının bilincindedirler. Süreç içerisinde işlenen suçların bütün kanıtları, kurumsal yazışmalarda ve Disiplin Kurulu’na iletilen raporlarda mevcuttur. Bu raporların Disiplin Kurulu tarafından dikkate alınmadığı ve örtbas edildiği de ortadadır. Şayet SMF Yürütmesi bu olguların doğru olmadığını iddia ediyorsa, bizler raporları devrimci-demokrat kurumlarla paylaşmaya hazırız. İkincisi, sisteme karşı mücadele etmek yerine, kendi küçük menfaatlerini korumayı esas aldıklarından siyasal nitelikleri mevcut durumlara yanıt üretmeye elverişli değildir. Haliyle açığa çıkan olguları izah etmeleri tamamen olanaksızlaşıyor. Hâl böyle olunca da “örgütle alakası olmayan bir grubun mesnetsiz iddiaları” denilerek olgular yokmuş gibi davranmaya ve sessizliğe bürünmeyi tercih ettiler.

Kamuoyu önünde sessizliğe bürünmeyi tercih ettiler, ancak devrimci anlayışla bağdaşmayan tutumlarını sürdürmeyi de ihmal etmediler. Sosyalist Öğrenci Hareketi’nin kurumu temsil etmediğini, anlayışının ve isimlendirmesinin bile kuruma aykırı olduğunu yazılı olarak ifade eden bu siyasal aklın, Sosyalist Öğrenci Hareketi olarak kendilerini beyan etme durumları ise ilkesiz ve pragmatist tavırlarının dışavurumudur. Hareketimizin kitle çizgisi siyasetinde esas aldığı ademi merkeziyetçilik ilkesi bu kararla yok sayılarak fiilen ortadan kaldırılmıştır. Aksi hâlde meşru kurultay irademizin tecellisiyle açığa çıkan SÖH iradesi tepeden inme kararlarla ortadan kaldırılmak istenmezdi. Düşünün ki, SÖH bu sebeplerle tasfiye edilsin, üyeleri kurumdan atılsın ama SÖH adına “resmî” hesaplar açılarak “SÖH iradesi biziz” denilsin. Bu tutumun devrimci ilke ve anlayışla bağdaşmadığı açıktır. SÖH iradesinin “darbeci olduğunu” ve “hiçbir şekilde kurumla bağdaşmadığını” ilan edenlerin devrimci-demokrat kamuoyunu yalanlarla manipüle etme girişimleri devrimci ilke ve değerlerden ne denli uzaklaştıklarının ispatıdır. Bu aklın sahipleri bilmelidir ki gerçekleri yalan ve manipülasyona dayalı yöntemlerle karartmaları mümkün değildir. SMF’yi ele geçiren bu kesimde devrimci ilkelerin ve anlayışın kırıntısı dahi kalmadığı için bu tarz yöntemlere başvurmaktan vazgeçmeyeceklerini de biliyoruz.

Örgütten hukuksuzca atıldığımız hâlde, kurumdan ayrıldığımız noktasında geliştirdikleri algı süreci de meselenin başka bir boyutunu oluşturuyor. Birlik anlayışını tutarlı ve ilkeli bir tarzla savunmadıkları zaten bilinen bir olgudur. Birlik söylemlerini çokça dillendirmelerinin tek sebebi, devrimci-demokrat kurumların kitlesini kendilerine çekme çabalarıdır. SÖH iradesini tasfiye ederek üye ve taraftarlarımızı kurumdan atan anlayışın, durumu ayrılık varmış gibi yansıtması devrimci ilke ve değerler adına utanç verici bir durumdur. Kurdukları dedikodu ağlarıyla ve Gazete Patika sitesinde bu algıyı besleyen çeşitli makalelerle politik illüzyon yaratarak gerçekliği tersyüz etmeye çalıştılar. Bu durum süreci takip eden herkesin malumudur. Elbette aynı algıyı sürecini dedikodu ağıyla gittikleri her yere taşıma biçiminde sürdürdüklerini de belirtmekte yarar görüyoruz.

Bu durumlar, SMF MYK’sının, Yürütmesi’nin, Disiplin Kurulu’nun, bu anlayışla ortaklaşan komisyonların devrimcilikle aralarına kalın bir çizgi çektiklerinin göstergesidir. Açığa çıkan bunca olguyu yok sayma tutumu, devrimcilik iddiasında bulunanların çıkarına uygun değildir. Devrimci bir örgütün saflarında açığa çıkan her bir yabancılaşma hâli ve bu hâllerle hesaplaşmama tutumu, sadece ilgili örgüte zarar vermekle kalmaz ama aynı zamanda komünal yaşam mücadelesi veren bütün devrimcilere ve ezilenlere de büyük zararlar verir.

Şayet SMF Yürütmesi ve anlayış ortakları bu olguların doğru olmadığını iddia ediyorlarsa devrimci kurumların hakemliğinde tarafların iddialarının soruşturulması, varılacak sonucun kamuoyuna açıklanmasını ve tarafların verilecek karara uyması çağrısı yapıyoruz. Aynı zamanda Komün TV canlı yayınında devrimci ilkeler ışığında süreci tabanımız ve devrimci hareketin karşısında tartışma çağrısı da yapıyoruz. SMF’yi ele geçiren, her geçen gün devrimci kültür, ilke ve değerlerden kopan bu anlayışın süreci yalan ve manipülasyonla olguları gizleme yöneliminin takdirini de devrimci-demokrat kamuoyuna bırakıyoruz.

Yoldaşlar, bugün itibariyle köklerimize ve ilkelerimize sarılarak devrimci hareketimizi ilkeleri üzerinden ayağa dikiyoruz. SMF içinde kullanılacak iç hukuk kanalları tükenmiş ve tüm birlik çabalarımız sonuçsuz kalmıştır. Birlik anlayışını, iktidar paylaşımı olarak anlamlandıranlarla birlik zeminimiz kalmamıştır. Gasp edilen internet sitemizin ve derneğimizin iadesini istiyoruz. Mülkiyetçi, gaspçı ve tahakkümcü anlayışın iki çizgi, demokratik merkeziyetçilik, birlik siyasetinin yaşamda bir karşılığı bulunmuyor.

Önümüzdeki faaliyet sürecinde, 50. yılında devrimci hareketin ilkeleri üzerinden ayağa dikilmesi ve teorik-örgütsel yeniden inşa sürecinin gerçekleştirilmesi sorumluluğunu üstlendiğimizin bilincindeyiz. Bu sürecin inşa edilmesi için tüm yoldaşlarımızı devrimci kurultay sürecimize katılmaya çağırıyoruz. Kurultay Örgütleme Komitesi oluşturularak Devrimci İnşa Kurultayı’nın gündemleri belirlenmiştir.

 

Devrimci İnşa Kurultayı Gündem Başlıkları

1- Marksist teori ve siyasetin 21. yüzyıla uygun şekillendirilmesi,

2- Sistem ve resmî ideolojinin değerlendirilmesi,

3- İşçi sınıfı ve köylülüğe dair yaklaşımımız ve örgütlenmelerimiz,

4-Kadın ve LGBTİ+ hareketlerin değerlendirilmesi ve kesişimsel zeminde anlayışımızın ortaya koyulması,

5- Sınıf, ulus, inanç, cins, cinsel yönelim, ekoloji mücadelelerinin kesişimsel ilişki açısından kavranışı,

6- Enternasyonalizm, emperyalizm, sömürgecilik ve 21. yüzyılda geldiği merhale;

a) Emperyalizmin biçimleri, dinamikleri ve gelişimi,
b) Sömürgecilik siyasetinin halleri,
c) Ezilen uluslar, etnik gruplar ve göçmenlerin sorunları ve enternasyonal görevlerimiz,

7- Kürdistan, Hatay, Lazistan, Kıbrıs’ın durumu ve sömürgelerde Ulusların Kendi Kaderini Tayini (UKKT) mücadelesinde misyonumuz,

8- Federal örgütlenme, ademi merkeziyetçilik ve demokratik merkeziyetçilik anlayışımız,

9- Yerel ve merkezi seçimlere dair tutumumuz,

10- Sendikalar, dernekler, komünler ve kooperatiflere dair yaklaşımımız,

11- Enternasyonalizm ve yurtdışı faaliyetimizin başlatılması ve yerel komünist güçlerle birlik,

12- Merkezi disiplin, denetim ve eğitim komisyonlarının kurulması, görevleri ve yetkileri,

13- Örgütlenme, ajitasyon ve propaganda faaliyetinde kolektifler arası uyum,

14- Tüzük çalışmasının tamamlanması,

15- Genel birlik politikamız ve dost güçlerle ilişki, birlik, eylem birliği ve ortak faaliyete dair yaklaşımımız.

Kurultayın yapılana kadarki süreçte Geçici Örgütlenme ve Kurultay Örgütleme Komitesi’nin koordinasyonu ile faaliyetimiz sürecektir. Halihazırda kurulan örgütlenmelerimiz şunlardır:

1- Geçici Örgütlenme ve Kurultay Örgütleme Komitesi,

2- İşçi Komitesi,

3- Ezilen Ulus ve Milliyetler Komitesi,

4- Kadın Komitesi,

5- LGBTİ+ Komitesi,

6- Öğrenci Komitesi,

7- Kültür-Sanat Komitesi,

8- Ekoloji Komitesi,

9- Enformasyon komitesi

10- Enternasyonal Dayanışma Komitesi,

11- Eğitim, Denetim ve Disiplin Komitesi.

Tüm yoldaşlarımızı örgütlenmeye, sosyalist hareketimizin devrimci dönüşümünde görev almaya, kurulan komitelere ve tartışma süreçlerine aktif katılmaya davet ediyoruz. İşçi ve köylü örgütlenmeleri oluşturarak kapitalizme karşı mücadeleyi yükseltelim. Sömürgeciliğe karşı ezilen ulus ve milliyetlerin hak arama mücadelesini örgütleyelim ve var olan mücadeleleri yükseltelim. Ekoloji mücadelesini yükselterek yaşamın yok edilişine karşı koyalım. Kadın ve LGBTİ+ mücadelelerini yükseltelim, patriyarkaya ve ikili cinsiyet rejimine dayalı normatif yapılara başkaldıralım. Dayanışma ve farkındalık ilişkisine dayalı yoldaşlık bağını güçlendirip sistemin içimizdeki yansımalarına karşı mücadele edelim. Enternasyonal dayanışma ağlarını geliştirerek bütün dünyada ezilenlerin devrimci mücadelesinin parçası olalım. 24 Nisan ruhuyla mücadeleyi sahiplenmeye, isyanı ve başkaldırıyı büyütmeye çağırıyoruz!

Sosyalist Öğrenci Hareketi

You may also like